top of page
image1.jpeg

Esra Özer

Avukat

Benzer bir olay yaşadığınızı düşünüyorsanız,

bizimle iletişime geçip hukuki değerlendirme alabilirsiniz.

İşten Çıkarıldım, Haklarım Neler?

  • Yazarın fotoğrafı: Av. Esra Özer
    Av. Esra Özer
  • 28 Oca
  • 11 dakikada okunur

İşten çıkarılma çoğu zaman ani bir şekilde gerçekleşir ve işçi açısından ciddi bir belirsizlik yaratır. “Haklarım var mı?”, “Tazminat alabilecek miyim?”, “Bir şey yapmam gerekiyor mu?” gibi sorular, bu sürecin ilk anlarında kaçınılmaz olarak gündeme gelir. Ne yazık ki bu belirsizlik, çoğu zaman işçilerin yanlış veya eksik adımlar atmasına ve hak kaybı yaşamasına neden olur.


İş hukukunda, iş sözleşmesinin sona ermesi her zaman işçi aleyhine sonuç doğurmaz. Aksine, birçok durumda işten çıkarılma; kıdem ve ihbar tazminatı, işe iade hakkı, ödenmeyen ücret ve izin alacakları gibi önemli hakları da beraberinde getirebilir. Ancak bu hakların doğup doğmadığı, işten çıkarılma şekline ve izlenen usule göre değişir. Bu nedenle “işten çıkarıldım” ifadesi tek başına yeterli değildir; nasıl ve hangi gerekçeyle çıkarıldığınız belirleyicidir.



Bu aşamada yapılan en büyük hatalardan biri, işveren tarafından sunulan belgelerin içeriği tam olarak anlaşılmadan imzalanmasıdır. İbranameler, istifa dilekçeleri veya “tüm haklarımı aldım” şeklindeki belgeler, çoğu zaman baskı altında imzalatılmakta ve ileride hak aramayı zorlaştırmaktadır. Ayrıca işten çıkarılma sonrasında süreye bağlı bazı başvuruların (özellikle arabuluculuk ve işe iade süreçleri) kaçırılması, hakların tamamen kaybedilmesine yol açabilir.

Bu yazıda, işten çıkarılan bir işçinin hangi haklara sahip olabileceğini ve bu haklara ulaşmak için hangi adımların izlenmesi gerektiğini, genel bilgilendirme amacıyla ve adım adım ele alacağız. Her somut olayın kendi koşulları bulunduğundan, burada yer alan bilgilerin bir yol haritası niteliğinde olduğu ve hak kaybı yaşanmaması için sürecin dikkatle yönetilmesi gerektiği unutulmamalıdır.


  1. İşten Çıkarılma Türleri (Her Şey Burada Başlıyor)


İşten çıkarılma sonrasında hangi haklara sahip olunacağı, işverenin iş sözleşmesini nasıl sona erdirdiğine bağlıdır. Aynı şekilde çıkarılan iki işçi, sırf fesih türleri farklı olduğu için tamamen farklı haklara sahip olabilir. Bu nedenle işten çıkarılma türünü doğru anlamak, hak kaybı yaşamamak açısından kritik öneme sahiptir.


Haklı Nedenle Fesih (İşveren Açısından)


Haklı nedenle fesih, işverenin iş sözleşmesini derhal ve bildirimsiz olarak sona erdirdiği durumlardır. Bu fesih türü, işçinin ağır ve doğruluğu ispatlanabilen davranışlarına dayanmalıdır.


Örnek olarak;


  • İşyerinde hırsızlık,

  • Güveni kötüye kullanma,

  • İşveren veya iş arkadaşlarına yönelik ciddi hakaret veya şiddet,

  • İş görme borcunun ağır ihlali


gibi hâller haklı nedenle fesih kapsamında değerlendirilebilir.


Haklı nedenle fesih geçerli kabul edilirse, işçi kıdem ve ihbar tazminatı alamaz. Ancak bu tür fesihlerde dahi, işverenin iddialarını ispat yükü bulunduğu unutulmamalıdır.


Geçerli Nedenle Fesih


Geçerli nedenle fesih, işverenin iş sözleşmesini derhal değil; bildirim sürelerine uyarak veya ihbar tazminatı ödeyerek sona erdirdiği durumlardır. Bu fesih türü, işçinin ağır kusurunu değil; işin veya işyerinin gereklerinden kaynaklanan nedenleri ifade eder.


Örnekler:


  • Performans düşüklüğü,

  • İşyerinin küçülmesi,

  • Organizasyonel değişiklikler,

  • İşçinin işyeri düzenine uyum sağlayamaması


Geçerli nedenle fesihte işçi, şartları varsa kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanabilir. Ayrıca işe iade davası açma hakkı da bu fesih türünde gündeme gelebilir.


Haksız Fesih


Haksız fesih, işverenin fesih için haklı veya geçerli bir neden göstermeden iş sözleşmesini sona erdirmesidir. Bu durumda işçi, kural olarak;


  • Kıdem tazminatı,

  • İhbar tazminatı,

  • Şartları varsa işe iade


haklarına sahip olabilir.


Haksız fesih, işverenin gerekçe göstermesiyle değil; bu gerekçenin hukuken geçerli olup olmadığıyla değerlendirilir.


Derhal Fesih – Bildirimsiz Fesih


Derhal fesih, çoğu zaman haklı nedenle fesihle karıştırılır. Bildirimsiz fesih, iş sözleşmesinin önceden haber verilmeden sona erdirilmesidir. Ancak bildirimsiz fesih her zaman haklı fesih anlamına gelmez.

İşverenin bildirimsiz fesihte haklı nedenini ispatlayamaması hâlinde, bu fesih haksız fesih olarak değerlendirilir ve işçi tazminat haklarını talep edebilir.


SGK Çıkış Kodu Neden Önemli?

İşten çıkarılma sonrasında SGK’ya bildirilen çıkış kodu, işçinin hem işsizlik maaşı alıp alamayacağını hem de hak arama sürecini doğrudan etkiler. Ancak bu kod, tek başına kesin ve bağlayıcı değildir.


Yanlış veya gerçeğe aykırı girilen bir çıkış kodu;


  • İşsizlik maaşının reddine,

  • İşçinin haklı fesih iddiasının gölgelenmesine


neden olabilir. Bu tür durumlarda çıkış koduna karşı hukuki yollara başvurulması mümkündür.

Önemli Not: İşverenin kullandığı fesih gerekçesi veya SGK çıkış kodu, tek başına sonucu belirlemez. Asıl önemli olan, fesih nedeninin hukuken geçerli olup olmadığıdır.


Haklı Fesih - Geçerli Fesih - Haksız Fesih Karşılaştırması

Kriter

Haklı Nedenle Fesih (İşveren)

TBK m. 435 / İş Kanunu m. 25

Geçerli Fesih

İş Kanunu m. 18

Haksız Fesih

İş Kanunu m. 17 ve 18

Fesih Türü

Derhal - bildirimsiz

Bildirimli (ya da ihbar tazminatlı)

Hukuka aykırı fesih

Fesih Nedeni

İşçinin ağır ve doğruluğu ispatlanabilir kusuru

İşçinin yeterliliği, davranışı veya işin/işyerinin gereklilikleri

Haklı veya geçerli bir neden yok

Örnekler

Hırsızlık, şiddet, güveni kötüye kullanma, işyerinde ağır hakaret

Performans düşüklüğü, işyerinin küçülmesi, uyum sorunu

Gerekçesiz çıkarma, keyfi fesih

İspat Yükü

İşverende

İşverende

İşverende

Kıdem Tazminatı

Alınamaz

Alınabilir (şartları varsa)

Alınabilir

İhbar Tazminatı

Alınamaz

Alınabilir (ya da ihbar süresi kullandırılır)

Alınır

İşe İade

Açılamaz

Açılabilir

Açılabilir

İşsizlik Maaşı

Genelde alınamaz

Alınabilir

Alınabilir

Mahkemenin Yaklaşımı

Çok sıkı ispat aranır

Ölçülülük ve savunma alınır

İşçi lehine değerlendirme

  1. Kıdem Tazminatı Alabilir Miyim?


Kıdem tazminatı, işten çıkarılan işçilerin en çok merak ettiği ve en çok yanlış bilinen haklardan biridir. Her işten çıkarılma durumunda kıdem tazminatı doğmaz. Kıdem tazminatına hak kazanılıp kazanılmadığı, iş sözleşmesinin nasıl sona erdiğine ve çalışma süresine bağlıdır.


Kıdem Tazminatının Temel Şartları


Bir işçinin kıdem tazminatı alabilmesi için kural olarak şu şartların birlikte bulunması gerekir:


  • İşçinin aynı işverene bağlı olarak en az 1 yıl çalışmış olması,

  • İş sözleşmesinin kanunda sayılan kıdem tazminatına hak kazandıran hâllerden biriyle sona ermiş olması.


Bu iki şarttan biri eksikse, kural olarak kıdem tazminatı hakkı doğmaz.


Hangi Hâllerde Kıdem Tazminatı Alınır?


İşçi aşağıdaki durumlarda kıdem tazminatına hak kazanabilir:


  • İşveren tarafından haklı neden olmaksızın işten çıkarılması,

  • İşverenin geçerli nedenle fesih yapması,

  • İşçinin haklı nedenle iş sözleşmesini feshetmesi,

  • Emeklilik, yaşlılık veya malullük nedeniyle işten ayrılma,

  • Kadın işçinin evlilik tarihinden itibaren 1 yıl içinde işten ayrılması,

  • Erkek işçinin askerlik nedeniyle işten ayrılması,

  • İşçinin ölümü.


Bu hâller, uygulamada en sık karşılaşılan kıdem tazminatı sebepleridir.


Hangi Hâllerde Kıdem Tazminatı Alınmaz?


Aşağıdaki durumlarda işçi, kural olarak kıdem tazminatı alamaz:


  • İşveren tarafından haklı nedenle fesih yapılması,

  • İşçinin haklı bir sebep olmaksızın istifa etmesi,

  • 1 yıldan az süreyle çalışılmış olması.


Bu noktada özellikle “haklı neden” kavramının doğru değerlendirilmesi gerekir. İşverenin haklı neden iddiası her zaman geçerli kabul edilmez.


Asgari 1 Yıl Şartı


Kıdem tazminatında asgari 1 yıl çalışma şartı vardır. Bir işçi, aynı işverene bağlı olarak 1 yıldan az çalışmışsa, fesih sebebi ne olursa olsun kıdem tazminatına hak kazanamaz.


Ancak 1 yılın hesabında;


  • Deneme süresi,

  • Yıllık izin süreleri,

  • Hastalık ve benzeri devamsızlıklar


çalışma süresine dâhil edilir.


İstifa Eden İşçi Kıdem Tazminatı Alabilir mi?


Genel kural olarak istifa eden işçi kıdem tazminatı alamaz. Ancak kanunda bu kurala önemli istisnalar getirilmiştir. İşçi;


  • Ücretin ödenmemesi,

  • Fazla mesai ücretlerinin sürekli ödenmemesi,

  • İşyerinde mobbing,

  • Sağlık veya iş güvenliği riskleri,

  • Ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranışlar


gibi haklı nedenlerle istifa ederse, kıdem tazminatına hak kazanabilir.


Önemli Not: İstifa eden işçinin kıdem tazminatı alabilmesi için, istifanın haklı nedenle yapıldığını ispatlaması gerekir.


Kıdem tazminatı hakkı, fesih anındaki belgeler ve kullanılan ifadelerle doğrudan ilişkilidir. Bu nedenle “istifa” veya “tüm haklarımı aldım” şeklindeki belgeler imzalanmadan önce dikkatli olunmalı; aksi hâlde hak kaybı yaşanabilir.


Kıdem Tazminatı Nasıl Hesaplanır?


Kıdem tazminatı, işçinin son brüt ücreti esas alınarak, her tam çalışma yılı için 1 brüt maaş üzerinden hesaplanır. Hesaplama yapılırken kıdem tazminatı tavanı aşılmaz (01.01.2026 - 30.06.2026 dönemi için 64.948,77 TL) ve yalnızca damga vergisi kesintisi yapılır.


Örnek:


  • İşçinin son brüt maaşı: 30.000 TL

  • Aynı işverene bağlı çalışma süresi: 5 yıl

  • İş sözleşmesi, kıdem tazminatına hak kazandıran bir nedenle sona ermiş olsun.


Bu durumda:


  • Her yıl için kıdem tazminatı: 30.000 TL

  • 5 yıl için toplam kıdem tazminatı:30.000 TL × 5 = 150.000 TL (brüt)


Bu tutardan yalnızca binde 7,59 oranında damga vergisi kesilir.


  • Damga vergisi (yaklaşık): 1.138 TL

  • İşçinin eline geçecek net kıdem tazminatı: yaklaşık 148.862 TL


Önemli Not: Eğer işçinin brüt maaşı, ilgili yıl için belirlenen kıdem tazminatı tavanının üzerindeyse, hesaplama tavan üzerinden yapılır. Yani işçinin maaşı daha yüksek olsa bile, her yıl için alınabilecek kıdem tazminatı tavanla sınırlıdır.


Kısmi Yıllar Nasıl Hesaplanır?


İşçinin tam yıl dışında kalan çalışma süresi de hesaba katılır.


Örnek: 5 yıl 6 ay çalışan bir işçi için;


  • 5 tam yıl = 5 × brüt ücret

  • 6 ay = brüt ücretin yarısı


şeklinde hesaplama yapılır.


  1. İhbar Tazminatı Hakkım Var Mı?


İhbar tazminatı, iş sözleşmesinin önceden haber verilmeden sona erdirilmesi hâlinde gündeme gelen bir haktır. İşten çıkarılan her işçi otomatik olarak ihbar tazminatı alamaz; bu hakkın doğup doğmadığı, fesih şekline göre belirlenir.


İhbar Süresi Nedir?


İhbar süresi, belirsiz süreli iş sözleşmelerinde tarafların iş sözleşmesini sona erdirmeden önce karşı tarafa tanıması gereken bildirim süresidir. Bu süreler, işçinin kıdemine göre değişir:


  • 6 aydan az çalışmış işçi: 2 hafta

  • 6 ay – 1,5 yıl arası: 4 hafta

  • 1,5 yıl – 3 yıl arası: 6 hafta

  • 3 yıldan fazla: 8 hafta


İşveren, bu süreler boyunca işçiyi çalıştırabilir ya da bu sürelere karşılık gelen ücreti ihbar tazminatı olarak peşin ödeyebilir.


Bildirim Yapılmadan İşten Çıkarılma


İşveren, işçiyi ihbar süresine uymadan işten çıkarırsa ve fesih haklı nedene dayanmıyorsa, işçi ihbar tazminatına hak kazanır. Bu durumda ihbar tazminatı, işçinin ihbar süresine karşılık gelen brüt ücreti üzerinden hesaplanır.


Önemli nokta: İşverenin “derhal fesih” yapması, her zaman ihbar tazminatının ortadan kalktığı anlamına gelmez. Haklı nedenin varlığı ayrıca değerlendirilir.


Kimler İhbar Tazminatı Alabilir?


İhbar tazminatına hak kazanabilecek kişiler genel olarak şunlardır:


  • İşveren tarafından haklı neden olmaksızın işten çıkarılan işçiler,

  • İşverenin geçerli fesihte bildirim süresine uymadığı hâller.


Bu durumda işçi, ihbar süresine karşılık gelen ücreti talep edebilir.


Kimler İhbar Tazminatı Alamaz?


Aşağıdaki hâllerde ihbar tazminatı hakkı doğmaz:


  • İşveren tarafından haklı nedenle fesih yapılması,

  • İşçinin kendi isteğiyle (istifa) işten ayrılması,

  • Belirli süreli iş sözleşmelerinin süresinin sona ermesi.


İstifa eden işçi, kural olarak ihbar tazminatı talep edemez.


İhbar Tazminatı ile Kıdem Tazminatı Birlikte Alınabilir Mi?


Evet, mümkündür. İşçi;


  • Kıdem tazminatına hak kazandıran bir nedenle işten çıkarılmışsa ve

  • İşveren ihbar süresine uymamışsa


hem kıdem hem de ihbar tazminatını birlikte talep edebilir.


Ancak işveren tarafından haklı nedenle fesih yapılmışsa, işçi ne kıdem ne de ihbar tazminatı alamaz.


İhbar tazminatı, çoğu zaman fesih bildiriminin içeriğine ve zamanlamasına bağlıdır. İşverenin “istifa” olarak gösterdiği veya yanlış gerekçelerle yaptığı fesihler, gerçekte ihbar tazminatı doğurabilir. Bu nedenle fesih şeklinin hukuken doğru değerlendirilmesi önemlidir.


  1. İşe İade Hakkım Var Mı?


İşe iade davası, işten çıkarılan işçinin yeniden işe dönmesini veya bunun mümkün olmaması hâlinde tazminat almasını sağlayan özel bir hukuki yoldur. Ancak her işten çıkarılan işçi işe iade davası açamaz. Bu hakkın doğması için kanunda açıkça belirlenen şartların birlikte bulunması gerekir.


İşe İade Hakkının Şartları Nelerdir?


Bir işçinin işe iade talebinde bulunabilmesi için:


  • İşyerinde en az 30 işçi çalışıyor olması,

  • İşçinin aynı işverene bağlı olarak en az 6 ay kıdeminin bulunması,

  • İş sözleşmesinin belirsiz süreli olması,

  • Feshin geçerli bir nedene dayanmaması


şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerekir.


Bu şartlardan biri eksikse, işe iade davası açılamaz.


Hangi Fesihlerde İşe İade Gündeme Gelir?


İşe iade davası genellikle şu durumlarda söz konusu olur:


  • Gerekçe gösterilmeden yapılan fesihler,

  • Performans düşüklüğü gibi soyut ve ispatlanamayan nedenler,

  • Savunma alınmadan yapılan fesihler,

  • Keyfi veya ölçüsüz fesihler.


Mahkeme, feshin geçerli bir nedene dayanıp dayanmadığını somut deliller üzerinden değerlendirir.


İşe İade Süreci Nasıl İşler? (Çok Önemli Süreler)


İşe iade hakkı, süreye sıkı sıkıya bağlıdır:


  1. İşten çıkarıldıktan sonra 1 ay içinde zorunlu arabulucuya başvurulmalıdır.

  2. Arabuluculukta anlaşma sağlanamazsa, 2 hafta içinde işe iade davası açılmalıdır.


Bu süreler kaçırılırsa, işe iade hakkı tamamen kaybedilir.


İşe İade Davası Kazanılırsa Ne Olur?


Mahkeme feshin geçersiz olduğuna karar verirse:


  • İşveren, işçiyi 1 ay içinde işe başlatmak zorundadır.

  • İşveren işe başlatmazsa, işçiye en az 4, en fazla 8 aylık ücret tutarında işe başlatmama tazminatı öder.

  • Ayrıca işçiye, boşta geçen süre için en çok 4 aylık ücret ve diğer hakları ödenir.


İşe İade Davası Kıdem ve İhbar Tazminatını Etkiler mi?


İşe iade davası açılması, kıdem ve ihbar tazminatı talep edilmesine engel değildir. Ancak süreçte alınan veya ödenen tutarlar, sonrasında yapılacak hesaplamalarda mahsup edilebilir.


İşe iade davaları, hem usul hem de süreler açısından en çok hak kaybı yaşanan alanlardan biridir. Özellikle “nasıl olsa tazminat alırım” düşüncesiyle sürecin ertelenmesi, geri dönülemez kayıplara yol açabilir.


  1. Ödenmeyen Ücret, Fazla Mesai ve İzin Alacakları


İşten çıkarılma sonrasında işçinin hakları yalnızca kıdem ve ihbar tazminatıyla sınırlı değildir. Çoğu dosyada, asıl kayıp; ödenmemiş ücretler, fazla mesai alacakları ve kullanılmayan yıllık izin ücretleri nedeniyle yaşanır. Bu alacaklar, iş sözleşmesinin sona ermesiyle birlikte muaccel hâle gelir ve talep edilebilir.


Ödenmeyen Ücret Alacakları


İşveren, işçinin çalıştığı dönemlere ait ücreti tam ve zamanında ödemekle yükümlüdür. Maaşın;


  • Eksik ödenmesi,

  • Geç ödenmesi,

  • Elden ve kayıt dışı ödenmesi


gibi durumlarda işçi, ödenmeyen kısımlar için alacak talebinde bulunabilir.


Ücret alacağı, iş sözleşmesi devam ederken talep edilebileceği gibi, işten çıkarılma sonrasında da istenebilir.


Fazla Mesai Alacakları


Haftalık 45 saatin üzerindeki çalışmalar, fazla mesai olarak kabul edilir. Fazla mesai ücreti, normal saatlik ücretin %50 zamlı hâliyle ödenmelidir.


Uygulamada en sık karşılaşılan sorunlar:


  • Fazla mesainin hiç ödenmemesi,

  • “Maaşa dâhil” denilerek ücretin gizlenmesi,

  • Bordrolarda eksik veya gerçeğe aykırı gösterim.


Bu hâllerde işçi, fiilen yaptığı fazla mesaileri tanık, yazışma, giriş-çıkış kayıtları gibi delillerle ispatlayabilir.


Kullanılmayan Yıllık İzin Ücretleri


İş sözleşmesi sona erdiğinde, işçinin kullanmadığı yıllık izin süreleri varsa, bu sürelerin ücreti işçiye nakden ödenmek zorundadır.


Önemli bir ayrım:


  • İş sözleşmesi devam ederken izin ücreti istenemez,

  • İş sözleşmesi sona erdiğinde, kullanılmayan izinler paraya dönüşür.


İzinlerin kullandırıldığını ispat yükü işverene aittir.


Bu Alacaklar Nasıl Talep Edilir?


Ücret, fazla mesai ve izin alacakları için de dava yoluna gitmeden önce zorunlu arabuluculuk süreci işletilir. Arabuluculukta anlaşma sağlanamazsa, iş mahkemesinde alacak davası açılabilir.


Kısa Bir Hatırlatma

Bu alacaklar çoğu zaman bordrolarda açıkça görünmez. Ancak bordro tek başına kesin delil değildir. Gerçek çalışma koşulları ve fiili durum her zaman esas alınır.


  1. İşten Çıkarıldıktan Sonra İlk 10 Gün Ne Yapılmalı?


İşten çıkarılma sonrasında atılan ilk adımlar, işçinin haklarını alıp alamayacağını doğrudan etkiler. Bu süreçte yapılan hatalar, sonradan telafisi mümkün olmayan hak kayıplarına yol açabilir. Bu nedenle özellikle ilk günler kritik öneme sahiptir.


7.1 Aceleyle Belge İmzalamayın


İşten çıkarılma sırasında işveren tarafından sunulan;


  • İstifa dilekçeleri,

  • İbranameler,

  • “Tüm haklarımı aldım” içerikli belgeler


imzalanmadan önce mutlaka dikkatli olunmalıdır. Baskı altında atılan imzalar, ileride hak aramayı zorlaştırabilir.


7.2 SGK Çıkış Kodunuzu Kontrol Edin


İşveren tarafından bildirilen SGK çıkış kodu;


  • İşsizlik maaşı hakkını,

  • Fesih türünün değerlendirilmesini


doğrudan etkiler. Yanlış veya gerçeğe aykırı girilen kodlar, sonradan düzeltilebilir; ancak zamanında fark edilmesi önemlidir.


7.3 Delillerinizi Kaybolmadan Toplayın


İşten çıkarılma sonrasında;


  • Bordrolar,

  • Maaş dekontları,

  • Yazışmalar (e-posta, WhatsApp),

  • Giriş-çıkış kayıtları


gibi belgeler güvenli şekilde saklanmalıdır. Bu belgeler, olası bir uyuşmazlıkta belirleyici rol oynar.


7.4 Sürelere Dikkat Edin

Özellikle işe iade hakkı açısından süreler çok katıdır:


  • İşten çıkarılmadan itibaren 1 ay içinde arabulucuya başvuru yapılmalıdır.


Bu sürenin kaçırılması hâlinde işe iade hakkı tamamen kaybedilir.


7.5 Arabuluculuk Başvurusunu Geciktirmeyin


Kıdem, ihbar, ücret ve diğer işçilik alacakları için dava açmadan önce zorunlu arabuluculuk süreci işletilmelidir. Bu başvuru, hak düşürücü sürelerin durması açısından da önemlidir.


7.6 İşsizlik Maaşı Başvurusunu Yapın


Şartları taşıyan işçiler, işten çıkarıldıktan sonra 30 gün içinde işsizlik maaşı başvurusu yapmalıdır. Geç yapılan başvurularda ödeme süresi kısalabilir.


Süreci Tek Başınıza Yürütmek Zorunda Değilsiniz


Her işten çıkarılma olayı kendi içinde farklıdır. Fesih gerekçesi, belgeler ve süreler doğru değerlendirilmeden atılan adımlar, hak kaybına neden olabilir. Bu nedenle sürecin başında doğru hukuki yönlendirme almak, ileride telafisi zor zararların önüne geçebilir.


  1. Sık Sorulan Sorular (SSS)


İbraname imzaladım, yine de hak talep edebilir miyim?

İbranameler her zaman geçerli değildir. Özellikle:


  • İşten çıkarılma anında imzalanmışsa,

  • Haklar açık ve net şekilde gösterilmemişse,

  • Ödeme gerçekte yapılmamışsa


ibranameye rağmen işçilik alacakları talep edilebilir. Her ibraname otomatik olarak hakları ortadan kaldırmaz.

İşten çıkarıldıktan sonra ne kadar sürem var?

Talep türüne göre süreler değişir:


  • İşe iade için: 1 ay içinde arabuluculuk başvurusu,

  • İşçilik alacakları için: zamanaşımı süreleri uygulanır (genellikle 5 yıl).


Bu nedenle sürecin geciktirilmemesi önemlidir.

SGK çıkış kodu yanlış girildiyse ne yapabilirim?

Yanlış girilen çıkış kodları, idari başvuru veya dava yoluyla düzeltilebilir. SGK kaydı, mahkeme açısından tek başına kesin delil değildir.

İşveren bana istifa dilekçesi imzalattı, yine de dava açabilir miyim?

Evet, mümkündür. İstifa dilekçesinin baskı altında imzalatıldığı, gerçeği yansıtmadığı veya fiilen işten çıkarma olduğu ispatlanabilirse; fesih işveren feshi olarak kabul edilebilir. İstifa dilekçesi tek başına kesin delil değildir.

Maaşım bordroda düşük gösteriliyordu, gerçek maaşıma göre alacak isteyebilir miyim?

Evet. Bordro tek başına kesin delil değildir. Tanıklar, banka hareketleri, yazışmalar ve fiili çalışma koşulları dikkate alınarak gerçek ücret tespit edilebilir.

Arabuluculukta imza atarsam dava açma hakkım tamamen biter mi?

Evet. Arabuluculukta imzalanan anlaşma belgesi, mahkeme kararı niteliğindedir. Bu nedenle içeriği tam anlaşılmadan imza atılması, sonradan dava açma imkânını ortadan kaldırır.

İşveren beni kod 29’dan çıkardıysa hiçbir hakkım yok mu?

Hayır. SGK çıkış kodu, işverenin beyanıdır; mahkeme açısından kesin belirleyici değildir. Kod 29 (ahlak ve iyi niyet) iddiası işveren tarafından ispatlanamazsa, fesih haksız sayılabilir.

İşe iade davası açmazsam tazminat hakkımı kaybeder miyim?

Hayır. İşe iade davası açılmaması, kıdem–ihbar veya diğer işçilik alacaklarının talep edilmesine engel değildir. Ancak işe iade davasına özgü haklar (işe başlatmama tazminatı gibi) kaybedilir.

İşten çıkarıldım ama yazılı fesih bildirimi verilmedi, bu önemli mi?

Evet. Özellikle geçerli nedenle fesihte, yazılı bildirim ve gerekçenin açıkça belirtilmesi gerekir. Yazılı fesih bildiriminin olmaması, feshi geçersiz hâle getirebilir.


İşten çıkarılma süreci, doğru adımlar atılmadığında işçi açısından ciddi hak kayıplarına yol açabilir. Kıdem ve ihbar tazminatı, işe iade, ücret ve izin alacakları gibi haklar; işten çıkarılma şekline, sürelerin doğru takip edilmesine ve belgelerin doğru değerlendirilmesine bağlıdır. Bu nedenle her somut olayın kendi koşulları içinde ele alınması, özellikle süreye bağlı hakların kaybedilmemesi açısından önem taşır. İşten çıkarılma sonrasında hak kaybı yaşamamak ve süreci sağlıklı şekilde yönetmek için hukuki destek alınması, çoğu zaman telafisi mümkün olmayan zararların önüne geçer.

Yorumlar


bottom of page