top of page
image1.jpeg

Esra Özer

Avukat

Benzer bir olay yaşadığınızı düşünüyorsanız,

bizimle iletişime geçip hukuki değerlendirme alabilirsiniz.

Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesi (6284 Sayılı Kanun Rehberi) 2026

  • Yazarın fotoğrafı: Av. Esra Özer
    Av. Esra Özer
  • 9 Şub
  • 9 dakikada okunur

6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun, Türkiye’de aile içi şiddetle mücadele ve şiddet mağdurlarının korunması amacıyla kabul edilmiş temel yasal düzenlemelerden biridir. Kanun, yalnızca şiddet olaylarına müdahale etmeyi değil, aynı zamanda şiddetin ortaya çıkmasını önlemeyi ve mağdurların güvenliğini sağlamayı hedefleyen kapsamlı bir koruma sistemi oluşturur.



Kanunun kabul edilmesindeki temel amaç, şiddete uğrayan veya şiddete uğrama tehlikesi bulunan kadınların, çocukların, aile bireylerinin ve tek taraflı ısrarlı takip mağdurlarının korunması ve bu kişilere yönelik şiddetin önlenmesidir. Bu yönüyle 6284 sayılı Kanun, yalnızca gerçekleşmiş şiddet olaylarına değil, şiddet riskinin bulunduğu durumlara da müdahale edilebilmesine imkân tanıyan önleyici bir düzenleme niteliği taşır.


Kanun, şiddet mağdurlarının hızlı şekilde korunabilmesi için koruyucu ve önleyici tedbir kararlarının kısa sürede alınmasını sağlayan bir mekanizma kurmuştur. Polis, mülki amir ve aile mahkemeleri tarafından verilebilen bu tedbir kararları, mağdurun güvenliğini derhal sağlamayı amaçlar.

Aile hukuku sistemi içinde 6284 sayılı Kanun, evlilik birliğinin korunmasına ilişkin medeni hukuk düzenlemelerinden farklı olarak, şiddet riskinin bulunduğu durumlarda acil ve etkili koruma sağlayan özel bir hukuk yolu oluşturur. Bu yönüyle kanun, aile bireylerinin fiziksel ve psikolojik güvenliğini korumaya yönelik tamamlayıcı bir mekanizma olarak önemli bir yer tutar.


  1. 6284 Sayılı Kanun Kimleri Korur?


6284 sayılı Kanun, şiddete uğrayan veya şiddete uğrama tehlikesi bulunan kişilerin korunmasını amaçlayan geniş kapsamlı bir düzenlemedir. Kanunun koruma alanı yalnızca evli eşlerle sınırlı değildir; aile ilişkisi bulunsun ya da bulunmasın şiddet mağduru olan veya şiddet riski altında bulunan kişiler bu kanun kapsamında koruma talep edebilir.


Kanun kapsamında korunabilecek kişiler başlıca şunlardır:


  • kadınlar

  • çocuklar

  • aile bireyleri

  • boşanmış eşler

  • birlikte yaşayan kişiler

  • tek taraflı ısrarlı takip mağdurları


Kanunun 1. maddesinde açıkça belirtildiği üzere, bu düzenleme şiddete maruz kalan veya şiddete uğrama tehlikesi bulunan kadınların, çocukların, aile bireylerinin ve tek taraflı ısrarlı takip mağduru olan kişilerin korunmasına yöneliktir.


Bu nedenle 6284 sayılı Kanun yalnızca gerçekleşmiş şiddet olaylarında değil, şiddet riskinin bulunduğu durumlarda da uygulanabilen koruyucu bir mekanizma niteliğindedir. Uygulamada kanunun, kadınların yanı sıra çocukları ve diğer şiddet mağdurlarını da kapsadığı; hatta bazı durumlarda aile bağı bulunmayan kişiler arasında yaşanan şiddet olaylarında dahi uygulanabildiği görülmektedir.


Bu yönüyle 6284 sayılı Kanun, aile içi şiddetle mücadelede yalnızca belirli bir grubu değil, şiddet mağduru olabilecek tüm bireyleri korumayı amaçlayan geniş kapsamlı bir koruma sistemidir.


  1. Koruyucu ve Önleyici Tedbir Kavramı


6284 sayılı Kanun’un en önemli yönlerinden biri, şiddet mağdurunun güvenliğini sağlamak amacıyla koruyucu ve önleyici tedbir kararları öngörmesidir. Bu tedbirler, şiddetin devam etmesini engellemek ve mağdurun güvenliğini sağlamak için alınan geçici hukuki koruma önlemleri niteliğindedir.


Kanun kapsamında alınan tedbirler, klasik dava süreçlerinden farklı olarak hızlı ve basit bir inceleme ile verilebilen, derhal uygulanabilen kararlardır. Amaç, şiddetin telafisi mümkün olmayan sonuçlara yol açmasını önlemek ve mağduru kısa sürede güvence altına almaktır.


Koruyucu tedbir nedir?


Koruyucu tedbirler, doğrudan şiddet mağdurunu korumaya yönelik kararlardır. Bu tedbirler, mağdurun güvenli bir ortamda bulunmasını sağlamak, barınma imkânı sunmak, maddi destek sağlamak veya yerleşim yeri ve işyeri değişikliği gibi önlemleri içerebilir.


Başka bir ifadeyle koruyucu tedbir, şiddete uğrayan veya şiddete uğrama tehlikesi bulunan kişinin korunmasına yönelik alınan kararlardır.


Önleyici tedbir nedir?


Önleyici tedbirler ise şiddet uygulayan veya şiddet uygulama ihtimali bulunan kişiye yönelik kararlardır. Bu tedbirlerin amacı, şiddet davranışının tekrar etmesini engellemektir.


Örneğin:


  • uzaklaştırma kararı verilmesi

  • mağdura yaklaşmama yasağı

  • iletişim kurma yasağı

  • ortak konuttan çıkarma


Bu tür kararlar, şiddetin tekrarlanmasını önlemek için doğrudan failin davranışlarını sınırlandırır.

Sonuç olarak 6284 sayılı Kanun’da düzenlenen koruyucu ve önleyici tedbirler, nihai bir yargılama sonucunu beklemeden mağdurun güvenliğini sağlamak amacıyla alınan hızlı ve geçici hukuki koruma mekanizmalarıdır. Bu tedbirler, şiddet riskinin bulunduğu durumlarda dahi uygulanabilen etkili bir koruma sistemi oluşturur.


  1. Koruyucu Tedbir Kararları


6284 sayılı Kanun kapsamında koruyucu tedbir kararları, şiddete uğrayan veya şiddet riski altında bulunan kişinin güvenliğini sağlamak amacıyla alınan önlemlerdir. Bu tedbirlerin bir kısmı mülki amir, bir kısmı ise aile mahkemesi hakimi tarafından verilebilir.


Koruyucu tedbirlerin en önemli özelliği, delil aranmaksızın hızlı şekilde uygulanabilmesi ve mağdurun güvenliğini derhal sağlamaya yönelik olmasıdır.


a. Mülki amir tarafından verilebilecek tedbirler


6284 sayılı Kanun’un 3. maddesi uyarınca, şiddet mağdurunun korunması için mülki amir (vali veya kaymakam) tarafından çeşitli koruyucu tedbirler alınabilir.


Bunlar özellikle acil koruma ihtiyacına yönelik sosyal ve ekonomik tedbirlerdir.


Örneğin:


Barınma sağlanması: Şiddet mağduru kişinin ve gerekiyorsa çocuklarının güvenli bir yerde kalabilmesi için kadın sığınma evi veya başka bir barınma imkânı sağlanabilir. Bu tedbir, özellikle ev içi şiddet olaylarında mağdurun güvenliğinin sağlanması açısından hayati önem taşır.


Geçici maddi yardım yapılması: Şiddet nedeniyle ekonomik olarak zor durumda kalan mağdura geçici maddi destek sağlanabilir. Bu destek, mağdurun şiddet ortamına geri dönmek zorunda kalmaması için önemli bir güvence oluşturur.


Danışmanlık ve sosyal destek hizmetleri: Psikolojik destek, sosyal hizmet desteği, hukuki danışmanlık ve mesleki rehberlik gibi hizmetler sağlanabilir. Bu tedbir, yalnızca fiziksel güvenliği değil, mağdurun yeniden bağımsız bir yaşam kurabilmesini de hedefler.


Bu tedbirler, şiddet mağdurunun güvenliğini kısa sürede sağlayan sosyal koruma mekanizmaları olarak işlev görür.


b. Hakim tarafından verilebilecek koruyucu tedbirler


Hakim tarafından verilebilecek koruyucu tedbirler ise daha çok mağdurun yaşam düzenini ve güvenliğini kalıcı şekilde korumaya yönelik hukuki önlemlerdir.


Örneğin:


İşyerinin değiştirilmesi: Şiddet uygulayan kişinin mağduru işyerinde rahatsız etme ihtimali varsa, mağdurun talebi üzerine işyerinin değiştirilmesine karar verilebilir. Örneğin aynı kurumda çalışan eşler arasında şiddet tehdidi bulunması halinde bu tedbir uygulanabilir.


Ayrı yerleşim yeri belirlenmesi: Evli kişiler bakımından, mağdurun müşterek konuttan farklı bir yerleşim yerinde yaşamasına karar verilebilir. Bu tedbir, özellikle birlikte yaşamanın mağdur açısından tehlike oluşturduğu durumlarda uygulanır.


Aile konutu şerhi konulması: Korunan kişinin talebi üzerine tapu kütüğüne aile konutu şerhi konulabilir. Bu şerh sayesinde, şiddet uygulayan eşin konutu satması, devretmesi veya kira sözleşmesini sona erdirmesi engellenir. Böylece mağdurun barınma hakkı korunur.


Koruyucu tedbir kararları, şiddet mağdurunun yalnızca fiziksel güvenliğini değil; ekonomik, sosyal ve hukuki güvenliğini de sağlamayı amaçlayan çok yönlü bir koruma sistemi oluşturur. Bu yönüyle 6284 sayılı Kanun, aile hukuku içinde klasik dava süreçlerinden farklı, hızlı ve koruyucu bir mekanizma sunar.


  1. Önleyici Tedbir Kararları


6284 sayılı Kanun kapsamında önleyici tedbir kararları, şiddet uygulayan veya şiddet uygulama ihtimali bulunan kişiye yönelik olarak verilen ve şiddetin tekrarını engellemeyi amaçlayan kararlardır. Bu tedbirler, mağdurun güvenliğini sağlamak ve yeni şiddet olaylarının önüne geçmek için hakim tarafından verilir.


Hakim tarafından verilebilecek başlıca önleyici tedbirler şunlardır:


Şiddet tehdidi, hakaret veya küçük düşürücü davranış yasağı: Şiddet uygulayan kişinin mağdura yönelik tehdit, hakaret veya aşağılayıcı davranışlarda bulunmaması yönünde karar verilebilir. Bu tedbir, psikolojik şiddetin önlenmesi açısından önemlidir.


Müşterek konuttan uzaklaştırma ve konutun mağdura tahsisi: Şiddet uygulayan kişi müşterek konuttan uzaklaştırılabilir ve konutun kullanım hakkı mağdura bırakılabilir. Bu tedbir, ev içi şiddet vakalarında en sık uygulanan önlemlerden biridir.


Mağdura yaklaşmama kararı: Şiddet uygulayan kişinin mağdura, konutuna, işyerine veya bulunduğu yerlere yaklaşması yasaklanabilir. Bu karar, mağdurun fiziksel güvenliğini sağlamak açısından temel koruma araçlarından biridir.


İletişim araçlarıyla rahatsız etmeme (iletişim yasağı): Telefon, mesaj, sosyal medya veya başka yollarla mağdurla iletişim kurulması yasaklanabilir. Bu tedbir, özellikle ayrılık sürecinde yaşanan taciz davranışlarının önlenmesi açısından önemlidir.


Çocukla kişisel ilişkinin düzenlenmesi: Daha önce verilmiş kişisel ilişki kararları, şiddet riski bulunması halinde yeniden düzenlenebilir. Görüşmelerin refakatçi eşliğinde yapılmasına karar verilebileceği gibi, kişisel ilişki sınırlandırılabilir veya kaldırılabilir.


Mağdurun yakınlarına yaklaşmama: Şiddet uygulayan kişinin mağdurun yakınlarına, tanıklarına veya çocuklara yaklaşması da yasaklanabilir. Bu tedbir, dolaylı şiddetin önlenmesini amaçlar.


Eşyalara zarar vermeme: Şiddet uygulayan kişinin mağdurun kişisel eşyalarına veya ev eşyalarına zarar vermemesi yönünde karar verilebilir.


Silahların kolluğa teslim edilmesi: Şiddet uygulayan kişinin bulundurmasına izin verilen silahları kolluğa teslim etmesine karar verilebilir. Bu tedbir, şiddetin ağır sonuçlar doğurmasını önlemeye yöneliktir.


Kamu görevlisinin görev silahını teslim etmesi: Şiddet uygulayan kişi silah taşıması zorunlu bir kamu görevi yürütse bile, görev silahının kurumuna teslim edilmesine karar verilebilir.


Alkol veya uyuşturucu kullanmama kararı: Şiddet uygulayan kişinin mağdurun bulunduğu yerlerde alkol veya uyuşturucu kullanmaması ya da bu maddelerin etkisi altındayken mağdura yaklaşmaması yönünde karar verilebilir.


Sağlık tedbiri ve tedavi zorunluluğu: Bağımlılık veya psikolojik sorunlar söz konusuysa, kişinin muayene edilmesi veya tedavi görmesi yönünde karar verilebilir.


Elektronik kelepçe (teknik takip): Hakim, koruma kararlarının etkin şekilde uygulanabilmesi için teknik takip yapılmasına ve elektronik kelepçe kullanılmasına karar verebilir. Bu uygulama özellikle yüksek riskli şiddet vakalarında tercih edilmektedir.


Bu önleyici tedbirler, şiddet mağdurunun güvenliğini sağlamak ve şiddetin tekrarını önlemek amacıyla esnek ve geniş bir koruma çerçevesi sunar. Tedbirlerin ihlali halinde ise zorlama hapsi yaptırımı uygulanabilir.


  1. Kolluk Tarafından Verilebilecek Tedbirler


6284 sayılı Kanun’da tedbir kararlarının verilmesinde temel yetki hakim ve mülki amire ait olmakla birlikte, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde kolluk amirine de sınırlı tedbir alma yetkisi tanınmıştır.


Bu düzenlemenin amacı, şiddet riski bulunan durumlarda mağdurun güvenliğinin beklenmeden ve derhal sağlanabilmesidir. Özellikle gece saatlerinde, hafta sonlarında veya hakim ya da mülki amire ulaşmanın mümkün olmadığı durumlarda kolluk müdahalesi hayati önem taşır.


Gecikmesinde sakınca bulunan haller


Kanunda bu kavram açık şekilde tanımlanmamış olsa da uygulamada, mağdurun güvenliğinin derhal korunmasını gerektiren acil durumlar bu kapsamda değerlendirilir.


Örneğin:


  • şiddetin devam etmesi veya tekrar etme riski bulunması

  • mağdurun konutta kalmasının tehlikeli olması

  • failin tehdit veya saldırı ihtimali

  • acil koruma ihtiyacı


Bu gibi durumlarda kolluk amiri, mağdurun güvenliğini sağlamak için derhal tedbir alabilir.


Acil koruma yetkisi


Kolluk birimleri (polis, jandarma vb.), şiddet mağdurunun başvurusu üzerine veya olayın niteliğini dikkate alarak geçici koruma ve güvenlik tedbirleri uygulayabilir.


Örneğin:


  • mağdur için geçici barınma sağlanması

  • mağdurun geçici koruma altına alınması

  • bazı önleyici tedbirlerin derhal uygulanması


Bu yetki, şiddet olaylarında ilk müdahale mekanizması olarak önemli bir işlev görür.


Hakim onayı zorunluluğu


Kolluk amiri tarafından verilen tedbir kararları geçici niteliktedir. Bu kararların en kısa sürede hakimin veya mülki amirin onayına sunulması gerekir.


Genellikle:


  • karar 24 saat içinde hakim onayına sunulur

  • onaylanmazsa tedbir kendiliğinden kalkar 


Bu sistem, hem mağdurun hızlı şekilde korunmasını sağlar hem de yargısal denetimi güvence altına alır. Bu nedenle kolluk tarafından verilebilecek tedbirler, 6284 sayılı Kanun’un acil koruma fonksiyonunun en önemli parçalarından biridir. Uygulamada çoğu koruma süreci, ilk başvurunun kolluğa yapılmasıyla başlar.


  1. Koruma Kararı Nasıl Alınır?


6284 sayılı Kanun kapsamında koruma kararı almak için uzun bir dava süreci beklemek gerekmez. Kanun, şiddet mağdurunun hızlı şekilde korunabilmesi için basit ve hızlı bir başvuru yolu öngörmüştür. Koruma kararı talebi hakime, mülki amire veya kolluğa yapılabilir.


Nereye başvurulur?


Koruma kararı almak isteyen kişi aşağıdaki yerlere başvurabilir:


  • aile mahkemesi

  • kaymakamlık veya valilik

  • polis merkezi veya jandarma


Uygulamada çoğu başvuru doğrudan polis veya jandarmaya yapılmaktadır. Kolluk birimleri gerekli işlemleri başlatır ve talebi ilgili makamlara iletir.


Harç ödenir mi?


Hayır. 6284 sayılı Kanun kapsamında yapılan başvurular harç ve masraftan muaftır. Bu düzenleme, mağdurun ekonomik engellerle karşılaşmadan koruma talep edebilmesini amaçlar.


Delil gerekir mi?


Koruma kararı verilmesi için delil veya belge sunulması zorunlu değildir. Kanun, mağdur beyanını esas alarak hızlı koruma sağlanabilmesine imkân tanır.


Bu nedenle:


  • darp raporu

  • tanık

  • mesaj kayıtları


gibi belgeler bulunmasa bile koruma kararı verilebilir. Bu düzenleme, şiddetin ispat edilmesini beklemeden mağdurun güvenliğini sağlamayı hedefler.


Karar süresi


Koruma tedbirleri genellikle çok kısa sürede verilir. Uygulamada:


  • hakim kararları çoğu zaman aynı gün veya birkaç gün içinde

  • kolluk tedbirleri ise derhal


verilebilmektedir.


Tedbir kararları genellikle geçici süreli olur ve şartlara göre uzatılabilir. Özetle, 6284 sayılı Kanun kapsamında koruma kararı almak için karmaşık bir prosedür yoktur. Amaç, şiddet mağdurunun en hızlı şekilde güvenliğini sağlamak ve şiddetin tekrarını önlemektir.


  1. Tedbir Kararının İhlali ve Zorlama Hapsi


6284 sayılı Kanun kapsamında verilen koruyucu ve önleyici tedbir kararlarının etkin olabilmesi için, bu kararların ihlali halinde uygulanacak özel bir yaptırım öngörülmüştür. Bu yaptırım zorlama hapsidir. Kanunun amacı, tedbir kararlarının caydırıcı olmasını sağlamak ve şiddetin tekrarını önlemektir.


Tedbir kararının ihlali halinde sonuçlar


Hakim tarafından verilen tedbir kararına rağmen şiddet uygulayan kişinin karara aykırı davranması halinde, durum derhal mahkemeye bildirilir. Tedbir kararının ihlali, yeni bir suçun işlenmesinden bağımsız olarak 6284 sayılı Kanun kapsamında yaptırım uygulanmasına neden olur.


Örneğin:


  • uzaklaştırma kararına rağmen mağdura yaklaşılması

  • iletişim yasağına rağmen mesaj gönderilmesi

  • müşterek konuta geri dönülmesi

  • tehdit veya hakaretin devam etmesi


bu tür davranışlar tedbir kararının ihlali sayılır.


Zorlama hapsi


Tedbir kararını ihlal eden kişi hakkında hakim tarafından zorlama hapsi uygulanabilir. Zorlama hapsi, klasik anlamda bir ceza değil; tedbir kararına uyulmasını sağlamak amacıyla öngörülmüş disiplin niteliğinde bir yaptırımdır.


Kanuna göre:


  • ihlal halinde 3 günden 10 güne kadar zorlama hapsi uygulanabilir

  • ihlalin tekrarı halinde süre 15 günden 30 güne kadar çıkarılabilir

  • toplam süre 6 ayı geçemez


Bu yaptırım, tedbir kararlarının kağıt üzerinde kalmasını önlemeyi amaçlar.


Zorlama hapsinin amacı, şiddet uygulayan kişiyi cezalandırmaktan ziyade tedbir kararlarına uyulmasını sağlamak ve mağdurun güvenliğini korumaktır. Bu nedenle zorlama hapsi, ceza hukukundaki hapis cezalarından farklı olarak koruyucu bir işlev görür. 6284 sayılı Kanun’da öngörülen bu yaptırım mekanizması, koruma kararlarının uygulanabilirliğini artıran ve şiddetin tekrarını önlemeye yönelik önemli bir güvence niteliğindedir.


  1. Tedbir Kararına İtiraz


6284 sayılı Kanun kapsamında verilen koruyucu ve önleyici tedbir kararlarına karşı itiraz yolu açıktır. Bu düzenleme, tedbir kararlarının hızlı şekilde uygulanmasını sağlarken aynı zamanda yargısal denetimi de güvence altına almayı amaçlar.


Tedbir kararına karşı itiraz, kararın tebliğinden veya öğrenilmesinden itibaren iki hafta içinde yapılabilir. İtiraz, tedbir kararını veren mahkemeye veya aynı yerdeki aile mahkemesine sunulacak bir dilekçe ile gerçekleştirilir.


Birden fazla aile mahkemesinin bulunduğu yerlerde itiraz, numara olarak kendisini izleyen aile mahkemesi tarafından incelenir. Tek aile mahkemesi bulunan yerlerde ise itiraz, asliye hukuk mahkemesi tarafından değerlendirilir.


İtiraz incelemesi genellikle dosya üzerinden ve kısa sürede yapılır. Mahkeme, tedbir kararını kaldırabilir, değiştirebilir veya aynen devamına karar verebilir.


Bu itiraz mekanizması, bir yandan şiddet mağdurunun korunmasını sağlarken diğer yandan tedbir kararının ölçülülük ve hukuka uygunluk denetimini mümkün kılar.


  1. Sık Sorulan Sorular (SSS)


Koruma kararı almak için şiddete uğramış olmak şart mı?

Hayır. Şiddete uğrama tehlikesi bulunması da koruma kararı verilmesi için yeterlidir. 6284 sayılı Kanun, risk durumlarında da koruma sağlamayı amaçlar.

Koruma kararı ne kadar sürede çıkar?

Koruma kararları genellikle çok kısa sürede verilir. Uygulamada aynı gün veya birkaç gün içinde karar alınabilmektedir. Acil durumlarda kolluk birimleri derhal koruma sağlayabilir.

Uzaklaştırma kararı kaç gün sürer?

Tedbir kararları genellikle belirli sürelerle verilir ve ihtiyaç halinde uzatılabilir. Uygulamada çoğunlukla birkaç ay süreli kararlar verilmektedir.

Şiddet uygulayan kişi karara uymazsa ne olur?

Tedbir kararının ihlali halinde hakim tarafından zorlama hapsi uygulanabilir. Bu yaptırım, mağdurun güvenliğini sağlamak amacıyla öngörülmüştür.

Boşanma davası olmadan koruma kararı alınabilir mi?

Evet. Koruma kararı almak için boşanma davası açılmış olması gerekmez. Bu karar, boşanmadan bağımsız bir koruma mekanizmasıdır.

Koruma kararı sadece eşe karşı mı alınabilir?

Hayır. Eski eşe, birlikte yaşanan kişiye, sevgiliye veya ısrarlı takipte bulunan kişiye karşı da koruma kararı alınabilir.


6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun, şiddet mağdurlarının güvenliğini sağlamak ve şiddetin tekrarını önlemek amacıyla oluşturulmuş hızlı ve etkili bir koruma mekanizmasıdır. Koruyucu ve önleyici tedbir kararları sayesinde, şiddet riski bulunan durumlarda dahi mağdurun güvenliği kısa sürede sağlanabilmekte ve telafisi güç zararların önüne geçilebilmektedir.


Kanun kapsamında mülki amir, kolluk ve hakim tarafından verilebilen tedbirler; mağdurun barınma, güvenlik ve ekonomik ihtiyaçlarının karşılanmasını sağlarken, şiddet uygulayan kişinin davranışlarını sınırlandırarak şiddetin tekrarını engellemeyi amaçlar. Bu yönüyle 6284 sayılı Kanun, aile hukuku içinde yalnızca bir uyuşmazlık çözüm yolu değil, aynı zamanda insan onurunu ve yaşam hakkını korumaya yönelik önemli bir hukuki güvence niteliği taşır.


Şiddete uğrayan veya şiddet riski altında bulunan kişilerin bu koruma mekanizmalarından haberdar olması ve gerektiğinde başvuru yollarını kullanabilmesi büyük önem taşımaktadır. Böyle bir durumda, sürecin doğru ve etkili şekilde yürütülebilmesi için hukuki destek alınması mağdurun haklarının korunmasına önemli katkı sağlayacaktır.

Yorumlar


bottom of page