top of page
image1.jpeg

Esra Özer

Avukat

Benzer bir olay yaşadığınızı düşünüyorsanız,

bizimle iletişime geçip hukuki değerlendirme alabilirsiniz.

Velayeti Olan Eş Çocuğu Göstermezse Ne Yapılır? (Çocuk Teslimine Muhalefet Suçu) 2026 Güncel

  • Yazarın fotoğrafı: Av. Esra Özer
    Av. Esra Özer
  • 18 Şub
  • 8 dakikada okunur

Boşanma sürecinin tamamlanması, çoğu zaman ebeveynler arasındaki hukuki ilişkinin sona erdiği anlamına gelse de çocuk üzerinden kurulan ilişkinin devam ettiği yeni bir dönemi başlatır. Uygulamada en sık karşılaşılan sorunlardan biri, velayet kendisine verilmeyen ebeveyn ile çocuk arasında kurulması gereken kişisel ilişkinin engellenmesi veya zorlaştırılmasıdır.



Boşanma sonrasında taraflar arasındaki duygusal gerilim çoğu zaman çocuk üzerinden bir çatışmaya dönüşebilmekte, bu durum ise doğrudan çocuğun psikolojik gelişimini olumsuz etkileyebilmektedir. Çocuğun bir ebeveynle görüştürülmemesi, görüş günlerinin keyfi şekilde değiştirilmesi ya da çocuğun ebeveyne karşı olumsuz şekilde yönlendirilmesi, yalnızca ebeveyn hakkının ihlali değil, aynı zamanda çocuğun üstün yararını zedeleyen bir durum olarak kabul edilmektedir.


Türk hukuku, boşanma sonrasında çocuğun her iki ebeveyniyle de bağını sürdürebilmesini temel bir ilke olarak benimser. Bu nedenle kişisel ilişki kurulması bir ebeveynin ayrıcalığı değil, çocuğun hakkı olarak görülmektedir. Mahkeme kararlarının uygulanmaması veya kişisel ilişki hakkının engellenmesi durumunda ise hukuk, hem çocuğun korunmasını hem de ebeveynler arasındaki dengenin sağlanmasını amaçlayan çeşitli yaptırımlar öngörmektedir.


  1. Velayet ve Kişisel İlişki Hakkı Nedir?


Velayet, ergin olmayan çocuğun bakımı, korunması, eğitimi, temsil edilmesi ve yaşamına ilişkin önemli kararların alınmasını kapsayan bir hak ve sorumluluk bütünüdür. Türk Medeni Kanunu’na göre küçük çocuklar ana ve babanın velayeti altındadır; boşanma halinde ise velayet, mahkeme tarafından ebeveynlerden birine verilir.


Velayet hakkı yalnızca bir yetki değil, aynı zamanda çocuğun fiziksel, duygusal ve sosyal gelişimini sağlama yükümlülüğünü de içerir. Bu nedenle velayet kararlarında temel ölçüt her zaman çocuğun üstün yararıdır.


Boşanma sonrasında velayet genellikle ebeveynlerden birine bırakılır; ancak bu durum diğer ebeveynin çocukla bağının tamamen kesildiği anlamına gelmez. Velayet kendisine verilmeyen ebeveynin çocukla kişisel ilişki kurma hakkı vardır. Türk Medeni Kanunu’nun 323. maddesi, ana ve babanın velayet kendisine verilmemiş olsa bile çocukla uygun kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkına sahip olduğunu açıkça düzenler.


Bu kapsamda kişisel ilişki hakkı, velayet sahibi olmayan ebeveynin çocukla belirli zamanlarda görüşmesi, iletişim kurması ve birlikte vakit geçirmesi anlamına gelir. Bu ilişki çoğunlukla hafta sonu görüşmeleri, resmi tatiller, bayramlar veya yaz tatili dönemleri şeklinde mahkeme tarafından düzenlenir.


Nitekim boşanma veya ayrılık kararını veren hâkim, velayet düzenlemesiyle birlikte ebeveyn ile çocuk arasındaki kişisel ilişkinin nasıl kurulacağını ve görüş günlerini de kararında belirler.

Velayet kendisine verilmeyen ebeveynin çocukla belirli zamanlarda görüşme hakkı vardır ve bu hak mahkeme kararıyla düzenlenir. Bu düzenlemenin amacı, çocuğun her iki ebeveyniyle de duygusal bağını sürdürebilmesini sağlamak ve gelişimini desteklemektir.


  1. Velayeti Olan Eş Çocuğu Göstermezse Bu Hukuka Aykırı Mı?


Boşanma sonrasında mahkeme tarafından verilen velayet ve kişisel ilişki kararları taraflar açısından bağlayıcıdır. Bu nedenle velayet kendisine bırakılan ebeveynin, mahkemenin belirlediği görüş günlerine uyması ve çocuğun diğer ebeveynle görüşmesini sağlaması bir hukuki yükümlülüktür.


Türk Medeni Kanunu çerçevesinde hâkim, boşanma kararıyla birlikte velayet düzenlemesini yaparken aynı zamanda velayet kendisine verilmeyen ebeveyn ile çocuk arasındaki kişisel ilişkiyi de düzenlemek zorundadır. Bu düzenleme, çocuğun her iki ebeveyniyle bağını korumayı amaçlar ve çocuğun üstün yararı esas alınır.


Mahkemece belirlenen kişisel ilişki günlerinde çocuğun teslim edilmesi zorunludur; aksi halde çocuk teslimine muhalefet gündeme gelir. Uygulamada bu durum “çocuğu göstermeme” olarak ifade edilir ve mahkeme kararının yerine getirilmemesi anlamına gelir.


Bu tür bir ihlal yalnızca ebeveynler arasındaki bir anlaşmazlık olarak görülmez; aynı zamanda çocuğun ebeveyniyle ilişki kurma hakkının ihlali olarak değerlendirilir. Bu nedenle hukuk sistemi, mahkeme kararlarının uygulanmasını sağlamak amacıyla çeşitli yaptırımlar öngörmektedir. Örneğin, kişisel ilişki kararına uymayan kişi hakkında disiplin hapsi uygulanması mümkündür.


Ayrıca kişisel ilişki düzenlemesine sürekli şekilde uyulmaması durumunda, bu davranış velayet değerlendirmesinde de dikkate alınabilir ve velayet kararının yeniden incelenmesine yol açabilir.


Özetle; velayet hakkı, çocuğu diğer ebeveynden tamamen uzak tutma yetkisi vermez. Mahkemenin belirlediği kişisel ilişki düzenlemesine uyulmaması hukuka aykırıdır ve hem icrai hem de cezai sonuçlar doğurabilir.


  1. Yeni Sistem: Çocuk Teslimi Nasıl Yapılıyor?


7343 sayılı Kanun ile çocuk teslimi ve kişisel ilişki hükümleri İcra ve İflas Kanunu’ndan çıkarılmış, Çocuk Koruma Kanunu’na eklenen 41/A ve devamı maddelerle yeniden düzenlenmiştir.

Bu düzenleme ile:


  • icra yoluyla çocuk teslimi kaldırılmıştır

  • denetim ve yaptırım yetkisi aile mahkemelerine verilmiştir

  • çocuk görüşme merkezleri kurulmuştur

  • teslim işlemleri uzmanlar eşliğinde yapılmaya başlanmıştır


İcra sistemi kaldırıldı


04.08.2022 tarihli düzenleme ile çocuk teslimi ve kişisel ilişki kararlarının icra daireleri tarafından yerine getirilmesi uygulamasına son verilmiştir. Bu değişiklikle birlikte, çocuk tesliminin zor kullanma ve icra memurları eşliğinde yapılması uygulaması kaldırılmıştır.


2022’de yapılan düzenleme ile çocuk teslimi işlemleri icra dairelerinden alınarak Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüklerine verilmiştir.


Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğü


Yeni sistemde çocuk teslimi ve kişisel ilişki kararlarının uygulanması, adliyelerde kurulan Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlükleri tarafından yürütülmektedir.


Mahkeme kararına rağmen çocuk teslim edilmezse, hak sahibi ebeveyn doğrudan bu müdürlüğe başvurarak sürecin başlatılmasını talep edebilir.


Bu sistemin amacı, çocuk teslimi sürecini bir “icra işlemi” olmaktan çıkarıp çocuğun üstün yararını merkeze alan bir sosyal destek sürecine dönüştürmektir.


Uzman eşliğinde teslim


Yeni uygulamada çocuk teslimi:


  • psikolog

  • pedagog

  • sosyal çalışmacı

  • müdürlük personeli


eşliğinde gerçekleştirilmektedir.


Teslim işlemleri çoğu zaman “çocuk görüşme merkezleri” olarak adlandırılan, çocuk dostu ortamlarda yapılır. Bu yaklaşımın temel amacı, çocuk teslimi sürecinde yaşanan travmayı azaltmak ve ebeveynler arasındaki çatışmanın çocuğa yansımamasını sağlamaktır.


  1. Çocuğu Göstermeme (Çocuk Teslimine Muhalefet) Suçu


Çocuk teslimine muhalefet suçu, ayrılık, boşanma veya boşanma sürecinde velayet kendisine verilmeyen ebeveynin, mahkemece hükme bağlanan kişisel ilişki kapsamında çocukla görüşmesinin engellenmesi halinde gündeme gelir. Uygulamada bu durum çoğu zaman “çocuk göstermeme” olarak ifade edilmektedir.


7343 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler sonrası, çocuk teslimi ve çocukla kişisel ilişki kurulmasına ilişkin denetim ve yaptırım yetkileri icra dairelerinden alınarak Çocuk Koruma Kanunu’na eklenen 41/A ve devamı maddeler kapsamında aile mahkemeleri sistemine taşınmıştır.


Çocuk Teslimine Muhalefet Suçu Kapsamında “Çocuk” Kavramı


Çocuk teslimi ve çocukla kişisel ilişki kararları bakımından “çocuk”, henüz ergin olmamış kişiyi ifade eder. Türk hukukunda erginlik kural olarak 18 yaşın doldurulmasıyla kazanılır. Bununla birlikte evlenme veya mahkeme kararıyla da erginlik mümkündür.


Bu nedenle, evlenme veya mahkeme kararıyla erginlik kazanılmadıkça 18 yaşını doldurmamış herkes çocuk kabul edilir.


Çocuğun Üstün Yararı İlkesi


Çocuğun üstün yararı, hem ulusal hukukta hem de uluslararası düzenlemelerde çocuk hukukunun temel ilkesidir. Bu ilke; çocuğun fiziksel, zihinsel, duygusal ve sosyal gelişiminin korunmasını esas alır.

Çocuk teslimi ve kişisel ilişki kararlarının uygulanmasında da çocuğun üstün yararı temel ölçüttür.


7343 sayılı Kanun ile kurulan yeni sistemin amacı da çocuk teslimini bir “icra işlemi” olmaktan çıkararak çocuk merkezli ve travmayı azaltan bir uygulama modeli oluşturmak olmuştur.


Çocuk Teslimine Muhalefet Suçu Nasıl Oluşur?


Çocuk teslimine muhalefet suçu; mahkemece verilen çocuk teslimi veya kişisel ilişki kararına rağmen velayet kendisinde olan tarafın çocuğu hak sahibine teslim etmemesi ya da görüşmeyi engellemesi ile oluşur.

Bu suç, Çocuk Koruma Kanunu m. 41/F kapsamında düzenlenmiştir.


Çocuk Teslimine Muhalefet Suçunun Şartları


Bu suçun oluşabilmesi için şu şartların birlikte bulunması gerekir:


  • kişisel ilişki veya teslim kararının bulunması

  • teslim emrinin usulüne uygun tebliğ edilmesi

  • müdürlüğe başvuru yapılması

  • teslim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi


Şikayet Süresi ve Görevli Mahkeme


Bu suç şikayete tabidir. Şikayet süresi ihlalin öğrenilmesinden itibaren 1 aydır. Görevli mahkeme ise artık aile mahkemesidir.


  1. Çocuğu Göstermemenin Cezası


Mahkeme tarafından kurulan kişisel ilişki düzenlemesine uyulmaması yalnızca bir aile içi anlaşmazlık olarak görülmez; bu davranış mahkeme kararına aykırılık niteliği taşıdığı için hukuki yaptırıma bağlanmıştır. Çocuğun teslim edilmemesi veya görüşmenin engellenmesi halinde yaptırım uygulanması mümkündür.


a) Disiplin Hapsi


Mahkeme tarafından verilen çocuk teslimi veya çocukla kişisel ilişki kurulmasına ilişkin kararların uygulanması zorunludur. Bu kararlara aykırı davranılması halinde Çocuk Koruma Kanunu m. 41/F kapsamında disiplin hapsi yaptırımı uygulanır.


Mahkeme kararına aykırı davranan kişi hakkında uygulanabilecek yaptırımlar şunlardır:


  • Çocuk teslimine aykırılık: üç aya kadar disiplin hapsi

  • Kişisel ilişki kararının ihlali: üç günden on güne kadar disiplin hapsi

  • Çocuğu teslim alıp süresi sonunda geri getirmeme: üç aya kadar disiplin hapsi


Bu yaptırımın amacı cezalandırmadan çok mahkeme kararının uygulanmasını sağlamak ve çocuğun ebeveyniyle ilişki kurma hakkını korumaktır.


Disiplin hapsi uygulanabilmesi için ihlalin öğrenilmesinden itibaren bir ay içinde şikâyette bulunulması gerekir.


Ayrıca kişisel ilişkinin sürekli şekilde engellenmesi, velayet hakkının kötüye kullanılması olarak değerlendirilebilir ve velayetin değiştirilmesi davasına da dayanak oluşturabilir.


b) Kişisel İlişki Hakkının Engellenmesi Nedeniyle Tazminat


Çocuğun diğer ebeveyniyle görüşmesinin engellenmesi yalnızca disiplin hapsi yaptırımı doğurmaz; bazı durumlarda tazminat sorumluluğuna da yol açabilir.


Kişisel ilişki hakkının sistematik şekilde engellenmesi, ebeveyn ile çocuk arasındaki duygusal bağın zedelenmesine neden olabilir ve bu durum kişilik haklarının ihlali olarak değerlendirilebilir. Bu nedenle zarar gören ebeveyn, şartları oluştuğunda manevi tazminat talep edebilir.


Nitekim yargı kararlarında, kişisel ilişki kurulmasının engellenmesi nedeniyle aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiği kabul edilerek başvurucu lehine manevi tazminata hükmedildiği

görülmektedir.


Tazminat sorumluluğu özellikle şu durumlarda gündeme gelebilir:


  • Kişisel ilişki kararının sürekli şekilde ihlal edilmesi

  • Çocuğun diğer ebeveyne karşı bilinçli olarak uzaklaştırılması

  • Çocuğun saklanması veya adresinin gizlenmesi

  • Ebeveyn-çocuk bağının zarar görmesine yol açan davranışlar


Bu tür davranışlar yalnızca mahkeme kararına aykırılık değil, aynı zamanda aile hayatına müdahale niteliğinde bir haksız fiil olarak değerlendirilebilir.


  1. Sürekli Engelleme Durumu: Velayetin Değiştirilmesi


Boşanma sonrası verilen velayet kararı kesin ve değiştirilemez bir karar değildir. Çocuğun üstün yararı gerektiriyorsa velayet kararı her zaman yeniden değerlendirilebilir. 


Velayet kararlarının değiştirilmesinde temel ölçüt, ebeveynler arasındaki anlaşmazlık değil, çocuğun fiziksel, psikolojik ve sosyal gelişiminin korunmasıdır.


Çocuğun üstün yararı


Türk aile hukukunda velayet düzenlemelerinde belirleyici ilke çocuğun üstün yararıdır. Çocuğun yararı gerektiriyorsa mahkeme velayet sahibini değiştirebilir veya velayet kararını yeniden düzenleyebilir.


Mahkeme bu değerlendirmeyi yaparken genellikle:


  • sosyal inceleme raporları

  • pedagog ve psikolog görüşleri

  • ebeveynlerin yaşam koşulları

  • çocuğun duygusal durumu

  • çocuğun görüşü (yaş ve olgunluk durumuna göre)


gibi unsurları dikkate alır.


Ebeveynin yükümlülüklerini ihlali


Velayet hakkı yalnızca bir yetki değil, aynı zamanda bir sorumluluktur. Velayet sahibi ebeveynin, çocuğun diğer ebeveyniyle kişisel ilişki kurmasını engellemesi velayet görevinin kötüye kullanılması olarak değerlendirilebilir.


Özellikle:


  • kişisel ilişki kararının sürekli ihlal edilmesi

  • çocuğun diğer ebeveynden uzaklaştırılması

  • adres gizlenmesi veya çocuğun saklanması

  • çocuğun diğer ebeveyne karşı yönlendirilmesi


gibi davranışlar velayet değişikliği sebebi olabilir. Yargıtay uygulamasında da kişisel ilişkiyi sistematik şekilde engellemenin velayet değişikliğine yol açabileceği kabul edilmektedir.


Aile mahkemesi süreci


Velayetin değiştirilmesi, velayet kendisinde olmayan ebeveyn tarafından açılan bir aile mahkemesi davası ile talep edilir. Mahkeme, mevcut velayet düzenlemesinin çocuğun yararına olup olmadığını yeniden değerlendirir. Çocuğun mevcut ortamda gelişiminin olumsuz etkilendiği tespit edilirse velayetin diğer ebeveyne verilmesine karar verilebilir.


Velayet kararları çocuğun üstün yararı gerektiriyorsa değiştirilebilir.


  1. Sık Sorulan Sorular (SSS)


Çocuğu göstermeyen eş hapse girer mi?

Evet. Mahkemece verilen çocuk teslimi veya kişisel ilişki kararına aykırı davranılması halinde disiplin hapsi uygulanabilir. Çocuk teslimine aykırılıkta üç aya kadar, kişisel ilişki ihlalinde ise birkaç günden başlayarak disiplin hapsi söz konusu olabilir.

Polis çocuğu zorla alabilir mi?

Yeni sistemde çocuk teslimi doğrudan polis tarafından yapılmaz; süreç Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlükleri tarafından yürütülür. Ancak gerekli durumlarda kolluk birimlerinden destek alınabilir ve teslim işlemi uzmanlar eşliğinde gerçekleştirilir.

Çocuk görüşmek istemezse ne olur?

Mahkemeler ve uygulayıcı birimler bu durumda çocuğun yaşı, psikolojik durumu ve üstün yararını dikkate alır. Özellikle küçük yaş gruplarında çocuğun beyanı tek başına belirleyici olmaz; uzman görüşleri ve sosyal inceleme raporları önem taşır.

Kaç defa engellenirse suç oluşur?

Suçun oluşması için belirli bir sayı aranmaz. Mahkeme kararına rağmen kişisel ilişkinin engellenmesi tek bir olayda bile suç oluşturabilir.

Velayet değiştirilebilir mi?

Evet. Kişisel ilişkinin sürekli engellenmesi, velayet görevlerinin yerine getirilmediğinin göstergesi olarak kabul edilebilir ve velayetin değiştirilmesi davasına dayanak oluşturabilir

Çocuğu göstermeyen ebeveyne tazminat davası açılabilir mi?

Evet. Kişisel ilişki hakkının sistematik biçimde engellenmesi halinde manevi tazminat talep edilmesi mümkündür.

Çocuk teslimi için nereye başvurulur?

Hak sahibi ebeveyn, bulunduğu yerdeki Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğüne başvurabilir.

Şikayet süresi ne kadardır?

Çocuk teslimine muhalefet suçunda şikayet süresi ihlalin öğrenilmesinden itibaren 1 aydır.


Boşanma sonrası çocukla kişisel ilişki kurulması, yalnızca ebeveynler arasındaki bir hak meselesi değil, doğrudan çocuğun sağlıklı gelişimi ve psikolojik dengesiyle ilgili bir konudur. Türk hukukunda velayet ve kişisel ilişki düzenlemelerinde temel ölçüt her zaman çocuğun üstün yararıdır.


Mahkeme tarafından verilen çocuk teslimi ve kişisel ilişki kararlarının uygulanmaması halinde, hem çocuk teslimine muhalefet nedeniyle disiplin hapsi yaptırımı gündeme gelebilir hem de velayet kararının yeniden değerlendirilmesi söz konusu olabilir.


Bu nedenle kişisel ilişkinin engellenmesi durumunda sürecin doğru şekilde yürütülmesi, ilgili müdürlüklere zamanında başvurulması ve hukuki destek alınması büyük önem taşır. Doğru hukuki adımlar, hem ebeveyn haklarının korunmasını hem de en önemlisi çocuğun ebeveynleriyle sağlıklı bir ilişki kurabilmesini sağlar.

Yorumlar


bottom of page