top of page
image1.jpeg

Esra Özer

Avukat

Benzer bir olay yaşadığınızı düşünüyorsanız,

bizimle iletişime geçip hukuki değerlendirme alabilirsiniz.

Kiralanan Evin Ayıplı Çıkması: Kiracının Hakları, Sözleşmenin Feshi ve Tazminat Yolları

  • Yazarın fotoğrafı: Av. Esra Özer
    Av. Esra Özer
  • 5 Şub
  • 8 dakikada okunur

Uygulamada kiracıların en sık karşılaştığı problemlerden biri, konuta taşındıktan sonra ortaya çıkan fiziksel ve teknik ayıplardır. Özellikle rutubet ve küf oluşumu, su kaçağı veya tavan akması, ısınma sisteminin çalışmaması, elektrik veya tesisat arızaları, sağlıksız ve güvenli olmayan kullanım koşulları

gibi sorunlar, kiralananın amacına uygun şekilde kullanılmasını doğrudan engelleyebilmektedir.


Buna rağmen birçok kiracı, kira sözleşmesini imzaladığı için bu sorunlara katlanmak zorunda olduğunu düşünmekte ve hak arama yoluna gitmemektedir. Oysa bu yaklaşım hukuken doğru değildir.



Kira sözleşmesi, kiracıya yalnızca bir taşınmazın teslim edilmesini değil, aynı zamanda kiralananın sözleşme süresi boyunca kullanıma elverişli şekilde bulundurulmasını da güvence altına alır. Başka bir ifadeyle, ev sahibinin borcu yalnızca anahtarı teslim etmek değil; yaşanabilir, sağlıklı ve güvenli bir konutu kiracının kullanımına sunmaktır.


Bu nedenle kiralananda sonradan ortaya çıkan ve kullanımı zorlaştıran ya da imkânsız hale getiren eksiklikler, hukuk düzeninde “ayıp” olarak değerlendirilir ve kiracı lehine çeşitli haklar doğurur.

Türk borçlar hukukunda kiracı, sözleşmenin zayıf tarafı olarak kabul edildiğinden, kanun koyucu bilinçli şekilde kiracıyı koruyan hükümler öngörmüştür.


  1. Hukuki Dayanak - Kiraya Verenin Borçları Nelerdir?


Kiracı-ev sahibi ilişkisi, hukukun taraflara yüklediği karşılıklı hak ve yükümlülüklerle düzenlenmiş bir sözleşmedir. Bu düzenlemede kiraya verenin borçları, kiracının sözleşme konusu taşınmazı sözleşmede kararlaştırılan amaçla kullanabilmesini sağlayacak şekilde belirlenmiştir. Bu çerçeve, sadece anahtar teslimi ile sınırlı olmayıp, sözleşme süresince devam eden bir yükümlülüktür. 


TBK m.301 – Kiralananı Teslim ve Kullanıma Elverişli Bulundurma Borcu


6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 301. maddesi, kiraya verenin en temel borcunu açıkça ortaya koyar:

Kiraya veren, kiralananı kararlaştırılan tarihte, sözleşmede amaçlanan kullanıma elverişli bir durumda teslim etmek ve sözleşme süresince bu durumda bulundurmakla yükümlüdür. 

Bu hüküm iki önemli yükümlülüğü beraberce düzenler: Teslim borcu + Sürekli bulundurma borcu


a) Kiralananı Amaçlanan Kullanıma Elverişli Teslim Etme


Kiraya veren, kiralananı yalnızca sözleşmede kararlaştırılan tarihte değil, aynı zamanda “kullanıma elverişli” durumda teslim etmekle yükümlüdür. Bu kavram, kiralananın:


  • sözleşmede öngörülen amaçla kullanılabilecek nitelikte olması,

  • temel teknik gereklilikleri taşıması,

  • yaşam veya çalışma standartlarına uygun olması gerektiğini ifade eder.


Bu nedenle örneğin temel ısınma, su, elektrik, sağlıklı duvar ve yapı koşulları gibi unsurların eksikliği, kiralananın amaca uygun teslim edilmediğini gösterir. Kanun burada teslimi “sadece anahtar verme” olarak değerlendirmez; kiralananın gerçekten kullanılabilir olması gerekir.


b) Sözleşme Süresince Ayıpsız ve Kullanıma Uygun Tutma Yükümlülüğü


Kiraya verenin borcu, teslim ile sona ermez. Tam tersine, kiralananı sözleşme süresince aynı durumda tutma yükümlülüğü devam eder. Bu:


  • kiralananın kullanımını engelleyen yeni ayıpların ortaya çıkmamasını sağlama,

  • var olan durumun muhafazasını temin etme,

  • kiracıya sözleşmede taahhüt edilmiş faydanın sürmesini temin etme sorumluluğudur.


Bu kapsamda kiralananda sonradan ortaya çıkan arızalar veya eksiklikler (örneğin tesisat sorunları, ciddi çatı sızıntısı, ısıtmada aksamalar vb.) kiraya verenin sürekli borcunun bir parçası olarak değerlendirilir.


  1. Ayıp Nedir? Hangi Durumlar "Ayıplı Ev" Sayılır?


Kiralanan taşınmazda ortaya çıkan her sorun hukuken ayıp olarak değerlendirilmez. Önemli olan, sözleşmede öngörülen veya olağan kullanıma elverişliliği etkileyen eksikliklerin varlığıdır. Bu kavram, hukuki olarak “ayıplı ifa” diye adlandırılır ve bu durumda kiracı çeşitli seçimlik haklara başvurabilir. ‌


Açık Ayıp – Gizli Ayıp Ayrımı


Ayıplar, ortaya çıkış zamanına ve fark edilebilirliğine göre ikiye ayrılır:


1) Açık Ayıp: Kiracı tarafından kolayca görülebilen, teslim anında mevcut olan eksikliklerdir. Örneğin tesisatın açıkça çalışmaması, büyük çatlaklar vb. Bu tür ayıplarda kiracı, ayıbı bildirmek ve buna rağmen kabul etmemek suretiyle haklarını kullanabilir. ‌


2) Gizli Ayıp: Teslim anında gözle fark edilmesi mümkün olmayan, ancak sonradan ortaya çıkan teknik veya yapısal sorunlardır. Örneğin elektrik sisteminde gizli bir arıza. Kiracı bu tür ayıpları öğrendiği andan itibaren bildirmekle yükümlüdür ancak bildirim şartı gizli ayıplarda daha esnek uygulanır. ‌


Ayıp Ne Anlama Gelir?


Hukuken ayıp kiralananın sözleşmede kararlaştırılan veya olağan kullanıma uygun olmamasıdır. ‌

Yani sadece estetik bir kusur değil; kiralananın yasayla korunan faydasını doğrudan azaltan veya ortadan kaldıran eksiklikler ayıp olarak kabul edilir.


Ayıplı Ev Sayılabilecek Durumlar (Somut Örnekler)


Aşağıdaki durumlar, kiralananın kullanım amacını engelleyen veya önemli ölçüde azaltan ayıplar olarak değerlendirilir: ‌


Rutubet / Küf Oluşumu

  • Duvarlarda yaygın rutubet veya küf lekeleri varsa, kiracı için sağlıklı ve olağan bir yaşam koşulu engellenmiş demektir.

  • Bu, ayıplı ifa koşuluna girer ve kiracı TBK kapsamında haklarını kullanabilir. ‌


Su Tesisatı Arızası / Sızıntı

  • Su tesisatında sızıntı, tıkanma veya sistemin çalışmaması, kiralananın temel kullanımını olumsuz etkiler.

  • Bu, suyun güvenli ve sağlıklı kullanımını engellediği için ayıp sayılır. ‌


Isınmama / Isıtma Sistemi Sorunu

  • Kombi, kalorifer veya merkezi ısıtma sisteminin çalışmaması, konutun özellikle kış aylarında yaşanabilirliğini ortadan kaldırabilir ve ayıp oluşturur. ‌


Elektrik Tesisatı Sorunları

  • Elektrik hattı arızası, priz ve sigorta problemleri gibi teknik sorunlar, güvenli ve olağan kullanımı engeller.

  • Bu tür durumlarda kiraya verenin onarım yükümlülüğü doğar. ‌


Gürültü / Yalıtım Problemleri

  • Özellikle dış etkenler nedeniyle ciddi gürültü veya sıcak/soğuk yalıtımının yetersiz olması, kiralananın olağan konforuna zarar verir ve hukuki ayıp olarak değerlendirilebilir.

  • Bu tür eksiklikler, kiracının sözleşmede kararlaştırılan faydayı elde etmesini engeller. ‌


Güvenlik Eksiklikleri

  • Kapılar, pencereler veya asansör gibi güvenlikle doğrudan ilgili teknik donanımların yetersiz veya bozuk olması, kiralananın amacına uygun kullanımı engelleyebilir.

  • Bu da ayıp kapsamında değerlendirilir. ‌


“Her Sorun Ayıp mı?” Sorusuna Net Cevap


Hayır. Her teknik veya yapı sorunu otomatik olarak ayıp sayılmaz. Örneğin küçük bir boya dökülmesi, geçici ve önemsiz estetik kusurlar, normal kullanım aşınması gibi durumlar hukuken “ayrıcalıklı ayıp” sayılmaz. Bu tip küçük eksikliklerin sorumluluğu çoğu zaman kiracıya aittir veya olağan kullanım kapsamında değerlendirilir. ‌Hukuken önemli olan kiralananın sözleşmede kararlaştırılan faydasını ciddi biçimde azaltıp azaltmadığıdır. Bu kriter, ayıbın hukuki sonuç doğurup doğurmayacağını belirler.


  1. Kiracının Hakları Nelerdir?


Kiralananın ayıplı hale gelmesi hukuken sadece “rahatsız edici bir sorun” değil; sözleşmenin temel yükümlülüklerinin ihlali anlamına gelir. Bu nedenle kiracı, sadece beklemekle kalmaz; TBK’da açıkça düzenlenmiş çeşitli seçimlik haklara sahiptir. Bu haklar hem sözleşme süresince hem de sözleşmenin sonradan doğan ayıplarına karşı kullanılabilir.


a) Ayıbın Giderilmesini İsteme (Onarım Talebi)


Ne zaman kullanılır? Kiralananın, kullanım amacını engelleyecek veya önemli ölçüde azaltacak bir ayıp ortaya çıkarsa, kiracı kiraya verenden bu ayıbın uygun bir süre içinde giderilmesini isteyebilir. Ayrıca bu hakkın kullanılması diğer seçimlik hakların kullanılmasını engellemez.


Nasıl uygulanır? Kiracı, yazılı bildirim ile ev sahibine makul bir süre tanır ve bu süre içinde onarım yapılmasını talep eder. Eğer onarım yapılmazsa:


  • kiracı bu işi kendi giderleriyle yaptırabilir,

  • ve bunu kira bedelinden indirebilir,

  • hatta benzer nitelikte ayıpsız bir muadilini isteyebilir.


Örnek senaryo: Kombinin uzun süre çalışmaması nedeniyle kış aylarında ısınma sağlanamıyor. Kiracı yazılı bildirimde bulunup 15 gün süre tanır, onarım yapılmazsa bakım işini kendi yaptırır ve bu masrafı kira bedelinden düşer.


b) Kira Bedelinde İndirim Talebi


Ne zaman kullanılır? Kiralanandaki ayıp, kiracının kullanım faydasını belirli bir süre için azaltıyorsa, kiracı ayıpla orantılı kira bedeli indirimi isteyebilir.


Nasıl uygulanır? Kiracı, ayıbın varlığını ve etkisini iddia edip kira bedelinin ne kadar düşeceğini belirterek talepte bulunur. Mahkeme ya da taraflar arasında anlaşmayla belirlenen süre boyunca indirim uygulanır.


Örnek senaryo: Kiralanan dairede ciddi rutubet ve küf bulunuyor, bu nedenle kiracı tam fayda sağlayamıyor. Kiracı bu durumun devam ettiği aylar için kira bedelinde %30 oranında indirim talep eder.


c) Masrafı Yapıp Ev Sahibinden Talep Etme (Bedeli Talep Hakkı)


Ne zaman kullanılır? Ev sahibi, ayıbı uygun sürede gidermediyse ve kiracı bu işi kendi hesabına yaptırdıysa, giderdiği masraf kiraya verenden talep edilebilir.


Nasıl uygulanır? Kiracı:


  1. Ev sahibine uygun süre vererek yazılı bildirimde bulunur,

  2. Süre sonunda onarım yapılmazsa işi yaptırır,

  3. Masrafı belgeleyerek kiraya verene talep eder (kira bedelinden düşme hakkı dahil).


Örnek senaryo: Elektrik tesisatında tehlikeli bir arıza var. Kiracı bir elektrikçiye yaptırır ve bu masrafı belgeleyerek ev sahibinden geri ödeme talep eder.


e) Sözleşmeyi Fesih Hakkı


Ne zaman kullanılır? Ayıp, kiralananın öngörülen kullanım amacını ortadan kaldırıyorsa veya önemli ölçüde engelliyorsa ve makul sürede giderilmezse kiracı sözleşmeyi haklı nedenle feshedebilir. 


Nasıl uygulanır? Kiracı, ayıbın giderilmesini talep eder ve bu talep sonuçsuz kalırsa; feshin gerekçelerini açıkça gösteren yazılı bildirimle sözleşmeyi sona erdirebilir.


Örnek senaryo: Ters tesisat sorunları nedeniyle su sağlıklı kullanılamıyor – bu, kiralananın asıl amacını engelliyor. Kiracı uygun süre tanır, onarım yapılmaz; bu durumda sözleşmeyi haklı nedenle fesheder.


f) Tazminat Talebi


Ne zaman kullanılır? Kiralananın ayıplı olmasından dolayı zarar ortaya çıkmışsa, kiracı bu zararın tazminini talep edebilir.


Nasıl uygulanır? Kiracı, ayıptan doğan zararları – örneğin onarım masrafları, kullanım kaybı nedeniyle ekstra harcamalar gibi – hukuki gerekçelerle kiraya verenden talep eder.


Örnek senaryo: Isıtma sisteminin bozuk olması yüzünden kiracı alternatif ısınma için harcamalar yaptı ve bu ekstra maliyeti kanıtlayabiliyorsa; bu fark zarar olarak tazmin edilebilir.


Kısa Özet – Haklar ve Uygulamalar

Hak

Ne Zaman Kullanılır?

Nasıl Uygulanır?

Ayıbın giderilmesini isteme

Ayıp mevcutsa

Yazılı bildirim + uygun süre

Kira bedelinde indirim

Kullanım faydasını azaltıyorsa

Orantılı indirim talebi

Masrafı yapıp isteme

Ev sahibi gecikirse

Masrafı belgeleyip talep

Sözleşmeyi fesih

Ayıp giderilmezse

Yazılı fesih bildirimi

Tazminat talebi

Zarar varsa

Kanıt + zarar hesabı

  1. Ayıp Nedeniyle Sözleşme Nasıl Feshedilir?


Eğer konut yoğun rutubet/küf nedeniyle sağlıksızsa, ısınmıyorsa, sürekli su akıtıyorsa, elektrik/tesisat tehlikeliyse ve yaşanamayacak derecede sorunluysa artık bu sadece “konfor eksikliği” değil, esaslı ayıptır. Bu durumda kiracı haklı nedenle sözleşmeyi feshedebilir.


Önemli kriter: Ev objektif olarak “oturulamaz” veya “makul kullanım dışı” olmalı.

Küçük boya kusuru → fesih sebebi değildir. Ama küf + sağlık riski → fesih sebebidir


Öncelikle ev sahibine yazılı bildirim (ihtar) yapmalısınız ve ev sahibine makul bir süre tanınmalı.

Genelde 7–15 gün, bazen 30 gün süre verilir.


Örnek: “Evdeki yoğun rutubetin ve tesisat arızasının 15 gün içinde giderilmesini, aksi halde sözleşmeyi feshedeceğimi bildiririm.”


Eğer süre dolmasına rağmen ev sahibi onarım yapmazsa, artık sözleşmeyi haklı nedenle feshedebilirsiniz, evi tahliye edebilirsiniz, kira ödemek zorunda kalmazsınız ve zararlarınızı talep edebilirsiniz. Bu noktada fesih hukuka uygundur. Fakat bu sürecin anahtarı bırakıp çıkmak kadar kolay olmadığını ve mutlaka hukuki destek ile somut olaya göre şekillenmesi gerektiğini unutmamalısınız.


  1. Ev Sahibi Onarım Yapmazsa Ne Yapmalı?


Kiralananda ayıp ortaya çıktığında en kritik nokta, ev sahibinin onarım yükümlülüğünü yerine getirmesidir. Ama çoğu durumda ev sahibi → yazılı talebe rağmen onarım yapmaz. Bu durumda kiracı için hukuk bir yol haritası ortaya koymuştur.


a) Yazılı İhtarname (Onarım Talebi) – İlk ve Zorunlu Adım


Kiracı, ayıbı öğrendiğinde ev sahibine yazılı bildirim gönderir ve makul bir süre tanır (genellikle 15–30 gün). Bu bildirim, hukuki sürecin temel şartıdır. Bu yüzden noter aracılığıyla ya da taahhütlü posta ile yapılması tavsiye edilir.


b) Sulh Hukuk Mahkemesi’ne Tespit Davası


Eğer ev sahibi ihtara rağmen onarım yapmıyorsa, kiracı Sulh Hukuk Mahkemesi’nde dava açabilir.


  • Amaç: Ayıbın varlığının resmi şekilde tanınmasıdır.

  • Mahkeme bilirkişi incelemesi yapar ve ayıbın hukuki anlamı tespit edilir.

  • Bu tespit ileriki hak taleplerinin temelini oluşturur.


c) Masrafı Yapıp Talep (Kira Bedelinden Düşme)


Ev sahibi onarım yapmıyorsa kiracı uygun süre tanır, ev sahibine bildirim yapar, kendi yaptırdığı onarımın belgelenmiş masrafını talep edebilir. Bu, kiracıya TBK çerçevesinde kira bedelinden düşme veya ev sahibinden alacak talep etme hakkı verir. Bu yol özellikle acil onarımlar için önemlidir.


d) Kira Bedelinde İndirim Davası

Tek başına tespit davası yeterli olmazsa ya da onarım devam ediyorsa, kiracı Sulh Hukuk Mahkemesi’ne kira bedelinde indirim davası açabilir. Burada amaç ayıplı dönem için borçlu olduğu kira bedelinin düşürülmesi veya mahkemeden buna hükmedilmesidir. Bu dava için tespit ve bilirkişi raporu önemli delillerdir.


e) Alacak Davası (Tazminat Hakkı)


Ev sahibinin onarım yükümlülüğünü yerine getirmemesi:


  • kiracının mağduriyetine

  • ek masrafların doğmasına

  • kullanım kaybına neden olabilir.


Bu durumda kiracı tazminat davası açma hakkına sahiptir. Bu dava alacak davası şeklinde olur ve tespit, bilirkişi raporu, delillerle desteklenmelidir.


  1. Sık Sorulan Sorular (SSS)


Kiralanan ayıplıysa kira ödemek zorunda mıyım?

Evet. Devam eden kira yükümlülüğü, ayıp nedeniyle otomatik olarak ortadan kalkmaz.

Kiracı yine kira bedelini tam ve zamanında ödemekle yükümlüdür. Aksi halde kiraya veren temerrüt nedeniyle icra ve tahliye yollarına gidebilir. Buna rağmen kiracı, ayıptan dolayı kira indirimi talep edebilir.

Kira indirimi nasıl olur? Tamamı düşer mi?

Kısmi indirim yapılabilir, ancak kira tutarının tamamı otomatik olarak düşmez.Kiracı, ayıbın etkisini gösteren delillerle birlikte kira bedelinde orantılı indirim talep edebilir. Bu talep mahkeme veya tarafların anlaşmasıyla belirlenir.

Bildirim (ihtarname) şart mı?

Evet. Kiracının onarım, indirim veya fesih talebini ileri sürebilmesi için yazılı bildirim yapılması gereklidir. Bu, sonraki hukuki talepler için de temel delildir.

Ev sahibi onarımı geciktirirse ben yaptırıp masrafı geri alabilir miyim?

Evet. Uygun süre tanıdıktan sonra kiracı onarımı yaptırabilir ve bu belgelendiği takdirde kiraya verenden talep edebilir veya kira bedelinden indirebilir.

Sözleşmeyi feshedebilir miyim?

Evet. Ayıp, kiralananın kullanımını ağır şekilde engelliyorsa ve uygun sürede giderilmemişse, kiracı hukuken sözleşmeyi feshedebilir ve teslim koşullarını talep edebilir.


Kiralananın ayıplı hale gelmesi, sadece “küçük bir sorun” değil hukuken kiracının sözleşme konusu faydayı elde etmesini engelleyen bir eksikliktir. Bu durumda kanun, kiracı ile ev sahibi arasındaki dengenin korunması için açık hak ve yükümlülükler öngörür: kiralananın teslimi ve kullanımı süresince bakım-onarım ev sahibinin sorumluluğundadır.


Ev sahibi onarım yapmazsa, kiracı yazılı bildirimle onarım talep eder. İhtarname sonrasında onarım yapılmazsa mahkemeden tespit, kira indirimi, masraf talebi veya tazminat gibi haklar talep edilebilir. Kiracı, kira bedelini tamamen ödemekten kaçınamaz; ancak ayıbın varlığına göre kısmi indirim hakkı doğabilir. Sonuç olarak: Kiracı ayıplı durumda tek başına kira ödemeyi durdurmamalı, hukuki destek alarak adım adım hak aramalıdır.


Yorumlar


bottom of page